Hakkımızda

Zümrüt yeşilinden turkuaza, Kuşadası’nın en güzel renklerinin buluştuğu Alaçay’da, konuklarımıza huzurun ve mutluluğun ekonomik halini sunuyoruz. Konumu, konforu, hizmeti, manzarası, denizi ve hava şartlarının olağanüstü kusursuzluğu ile tatilde aradığınız keyfi size yaşatmak için çalışıyoruz. Kuşadası’nda oda kahvaltı olarak hizmet veriyoruz. Tatil için aradığınız huzur ve mutluluksa Hotel Merry’de sizi bekliyoruz.

113 oda 246 yatak kapasiteli otelimizde 250 kişilik kapalı ve açık restaurant, Efes bar, Lobi var, Snack bar’da yiyecek ve içecek servisimiz ile müşterilerimize hizmet vermekteyiz. 150 kişilik toplantı salonu, wi-fi (lobi, bahçe), çamaşır ve ütü servisi (laundry), resepsiyonda emanet kasa (safe box) hizmeti sunulmaktadır. Tesisimizde jeneratör ve asansör bulunmaktadır.

Kuşadası

Aydın’a 71 km uzaklıkta bulunan Kuşadası, Aydın’a bağlıdır. Kuzeyde Selçuk ve Pamucak, güneyde ise Dilek Yarımadası ile komşudur. 2007 yılındaki bilgilere göre nüfusu 54.663’dür. Yüzölçümü 264 km2’dir.

Şehrin Yunanistan’ın Samos adasına yakın olması bölgedeki turistler için ikinci önemli deniz kapısı olmasını sağlamıştır. Efes’e yakın olması da dış turizmin gelişmesine katkıda bulunmuştur.

Kuşadası’nın kuruluşuyla ilgili kesin bir bilgi olmamasına rağmen Neopolis ismi ile İonlar tarafından Efes’e bağlı bir şehir olarak kurulduğu düşünülmektedir. Adını Kuşadası Körfezi’nden alan şehir ilk çağlardan beri birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Antik çağlarda Kuşadası, Akdeniz’e açılan önemli limanlardan biriydi. M.Ö. Lidyalılar yöreye hakim olmuştur. Romalılar bölgeye M.Ö. 2yy’da hakim olmuşlardır. Meryem Ana ve havarilerinin Hristiyanlığın başında Efes’e yerleşmesiyle Kuşadası dini bir merkez olmuştur. Kuşadası’nda Türk egemenliği 1086’da I. Süleymanşah’ın bölgeyi Selçuk Devleti egemenliğine katmasıyla başlamıştır. Fakat bu egemenlik fazla sürmemiş I. Haçlı Seferleri ile bölge Bizans’ın hakimiyetine geçmiştir. Daha sonra sırasıyla Menteşeoğulları, Osmanlı ve Aydınoğullarının egemenliğine giren şehir 1413’de 1. Mehmet (Çelebi) tarafından Osmanlı egemenliğine katılmıştır. 1919-1921 yılları arasında İtalya’nın ve daha sonra Yunanistan’ın eline geçen Kuşadası 7 Eylül 1922’de düşman işgalinden kurtulmuştur.

Kuşadası’nda bulunan iki adet iskele ve 650 yat kapasiteli liman turist gemilerinin yanaştığı yerlerdir. Bahar ve yaz aylarında Yunan Adası Sisam’a düzenli motor seferleri bulunmaktadır. Kış aylarında ise seferler charter olarak devam etmektedir. Ayrıca mavi tur yapan yatlarda limanda yer almaktadır.

Kadınlar Denizi, Güvercin Ada, Yılancı Burnu, Yavan Su, Kuştur, Kara Ova, Güzelçamlı ve Sevgi Plajı Kuşadası yakınlarında ziyaret edebileceğiniz plajlardır.

Farklı seçenekler arayanlar için Çıban, Venüs ve Güzelçamlı kaplıcaları bulunmaktadır. Karaca Mağarası, Büyük Menderes Deltası Milli Parkı, Güvercinada ve Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı görmeniz gereken diğer yerlerdir.

Şirince

Şirince, İzmir’in Selçuk ilçesine bağlı ve Selçuk’a 8 km. mesafede tarihi mimarisi korunmayı başarılmış turistik bir köydür.

Özgün adı olan Kırkınca’nın efsanevi bir çağda dağlara vuran kırk kişiye atfen verildiği rivayet edilir. Rum telaffuzunda Kirkice, Kirkince ve nihayet Çirkince gibi biçimler alan bu ad, Cumhuriyet’in ilk yıllarında dönemin İzmir valisi Kazım Dirik’in talimatıyla Şirince şeklinde resmileştirilmiştir.

19. yüzyılda, özellikle ihracata yönelik incir üretimiyle ünlü, 1800 haneli bir Rum kasabasıydı. 1923’te Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi sonucu Rumların ayrılmasıyla (çoğu Katerini’nin Nea Efesos köyüne yerleşmiştir), Kavala’nın Müştiyan (Moustheni) ve Somokol (Domatia) köylerinden gelen mübadillerle iskân edilmiştir. Köyün evvelce bağcılık, şarap üretimi ve zeytinciliğiğe dayalı olan ekonomisi, bir tütün bölgesinden gelen yeni sakinlerinin elinde bir süre sekteye uğramış, ancak son yıllarda artan turistik önemine paralel olarak, bu sektörler yeniden gelişmeye başlamıştır. Bağcılık ve zeytinciliğin yanı sıra, şeftali, incir, elma, ceviz yetiştirilir. 1950’li yıllarda 2000-3000 civarında iken sonradan 700’e kadar düşen köy nüfusu, 1990’lı yıllardan itibaren turizmin gelişmesiyle birlikte tekrar yükseliş eğilimi içine girmiştir. Köyde halen bazı Rum evleri pansiyon olarak hizmet vermektedir.

Şirince’de imal edilen ve pazarlanan değişik şarap türleri Türkiye çapında ün kazanmıştır. Köy içinde harap durumda olan iki Rum kilisesi bulunmaktadır.Ayrıca Tarihi Mimari Yapısı Korunmaktadır.

18-26 AĞUSTOS TARİHLERİ DIŞINDA ODA+KAHVALTI KİŞİ BAŞI 90 TL’DİR.

 

18-26 AĞUSTOS ARASI ODA+KAHVALTI KİŞİ BAŞI 100 TL’DİR.